Kayıtlar

Futbol Hakkında Karalamalar

68 -70 cm çapında 410-420 gr ağırlığında bir küre insanları niye bu kadar etkiler diye ara sıra sorarım kendime.. Nedir insanları bu kadar cezbeden şey. Futbolcu olmak mı yoksa Teknik Direktör ve hatta bir Spor Kulübünün Başkanı olmak mı? Bunların hepsi 'Seyirci' veya  'Taraftar ' için mi var yoksa Taraftar bunlar için mi var. Gelin inceleyelim... Futbolcu, bir futbol oyununun olmazsa olmazı. Bu işten hem para hem şöhret kazananı ama sadece iyi, hatta en iyi olmak koşulu ile. İyi olmazsa, üstelik bir iki maç değil, her maçta iyi olmak zorunda, aksi halde küfürlerin bini bir para olur gelir ona doğru.. Teknik Direktör bu işin hem 'Vezir'i hem de ' Günah Keçisi'.. Takım iyi netice alıyorsa onun katkısı çok büyüktür. Vezir muamelesi görür.. Ama işler istenildiği gibi gitmiyorsa -kime göre olduğunun bir anlamı yok - takımın Günah Keçisi'dir ve ilk gözden çıkarılandır. Kariyer mariyer fayda etmez. Bileti kesilir ve yollanır. Geçmiş başarıl...

De ki Başkan..

Düşünüyorum, gerçekten ciddi ciddi düşünüyorum.. lakin işin içinden çıkamıyorum. Üretmeyen bir ülke, çok çalışmayı sevemeyen bir topluluk kör topal giden bir demokrasi 14 yıldır ülke yönetimine eğemen bir zihniyet hadi ilk yılları anladım Cumhurbaşkanı ile anlaşamayan muktedir olamayan bir hükümet sonrasında Cumhurbaşkanını belirleyen, kimin bakan hatta başbakan olmasına karar veren Cumhurbaşkanı olmasına rağmen seçim çalışmalarını bizzat yürüten Cumhurbaşkanı birden başkanlık isterim dedi. Daha önce başkanlık hakkında söylediklerini es geçelim o günün şartları öyleydi bugün şartlar değişti tamam  kabul ettik. de ne oldu ne yanlış gidiyor bir kanun çıkarmak istiyorsun da bir engel mi oluyor birini atamak istiyorsun da biri yok mu diyor.. ne bileyim satacak bir kurum veya kuruluş var da danıştay mı engel oluyor üyelerini belirlediğin anayasa mahkemesi mi engel tamamını değiştirdiğin istediğin gibi dizayn ettiğin HSYK mı engel RTÜK mü caz yapıyor cidden ...

Çıplak Ayaklı Adalet..

Yaşı 60'nin üstü, hadi bilemedin 40'ın üstü hatırlar Adalet'i , Çıplak Ayaklı Adalet'i.. Güzel insandı Adalet Umarım yaşıyordur ve sağlıklıdır. İçinde hiçbir kötülük olmayan bizim zamanın yerel şöhretidir Adalet. Onun oynadığı futbolu seyretmek bir keyifti. Bitmez tükenmez enerjisi ile ne güzel oynardı.. Bir kaç kez birlikte oynama şansını da elde edebilen şanslılardanım Adalet'le.. Anlatılan bir hikaye vardır Adalet ile ilgili.. Derler ki Adalet bir takımın seçmelerine katılmış.. Çekmiş ayaklarına alışık olmadığı kramponları.. Çıkmış sahaya ama sahada o beklenen Adalet'i bir türlü gösterememiş.. Kramponlara alışık olmayan ayaklar yapamamış Adalet'in istediklerini... Bunun üzerine devre arasında çıkarmış kramponlarını.. Almış eline bir keçeli kalem .. Ve çizmiş ayaklarına kramponun resmini.. Ve de başlamaış döktürmeye.. Gerçek Adalet gibi oynamaya.. Dedim ya güzel insandı Adalet..

Eylemsiz Farkındalık Pişmanlıktır

Eylemsiz Farkındalık Pişmanlıktır İki gecedir Liseli arkadaşlarla yemekli toplantılarda bir araya geliyorum.Önce Lise Son sınıfının son devresini okuduğum Seyhan Işık Kolejinden arkadaşlarla , sonra da 5,5 yılı birlikte geçirdiğim Yeni Liseli arkadaşlarımla. İki yemekli toplantıda da çok değerli İngilizce hocamız İfral turgut ile yan yana oturup epey lafladık. Neler konuşulmadı ki, eski günlerden, güzel olaylardan, yapılan yanlışlık ve haksızlıklardan. Aklınıza gelen gelemeyen yüzlerce binlerce konu. Adeta daldan dala atladık. İki gece süresince Hocamızın söylediği bir söz çok dikkat çekici idi ;   ' Eylemsiz Farkındalık Pişmanlıktır '. Tekrar tekrar duyunca bu sözü , bende sürekli tekrarlamaya ve aklıma kazımaya başladım. Evet bir şeyin farkına vardığımızda eğer onun için herhangi bir eylem yapmıyorsak sonu pişmanlıktır. Hayatın her alanında geçerliliği olan bir söz bu. Örneğin kilo alıyorsun ve farkına vardın ama diyet yapmıyorsun, sonucu ah vah'tır. ...

Tehlikenin Farkında Mıyız...

Tehlikenin Farkında Mıyız ??? Geçen haftaki Bucaspor yenilgisi ,ligde bundan sonra hedefin  kümede kalabilmek olduğu sonucunu çıkardı. Kalan 10 haftada 12 puan alabilir miyiz? Soru bu. Kalan maçlara bakarsak sırasıyla Altınordu (D) Denizlispor (İ) Giresunspor (D) Alanyaspor (İ) Boluspor (D) Kayserispor (İ) Osmanlıspor (D) Antalyaspor (İ) Elazığspor (İ) Karşıyaka (D) Görüldüğü gibi kolay maçlar yok. Taraftarın takıma güveni de yok. Maçlara gösterilen ilgisizlikte cabası. Bu duruma gelme sebebi Güvenç hocanın devre arasında takıma yeteri kadar transfer yapmaması ve eldeki kadroyu yeterli görmesi. Takımda gözle görülen bir kondisyon düşüklüğü ve mücadelede isteksizlikte söz konusu. Burdan başta Başkan Bayram Akgül olmak üzere, Güvenç Hoca'ya, Futbolculara ve Taraftarlara sormak istiyorum ; Tehlikenin Farkında Mıyız ?

Biz Bunu Hep Yapmışız..

Biz Bunu Hep Yapmışız.. Adanaspor ile BŞBDemirspor bilmem kaçıncı kez karşılacaklar. Kimi verilere göre bu 47. resmi karşılaşma olacak , kimi verilere göre 46. karşılaşma. Sayısı ne olursa olsun ortada bir gerçek tüm çıplaklığı ile duruyor. Adanaspor en az 10 kez daha fazla sahadan başı dik çıkmış. Tamı tamına 19 karşılaşmada şimdilerde Hüseyin Sözlü destekli BelediyeDemirspor'u 5 Ocaktan puansız uğurlamış, bir o kadar da karşılamada yenilmeyen Adanaspor gerçekten de King Of Adana..  Eski adı ile 1.Lig bugünkü adı ile Süper Ligde 23-03-1975 teki maçı 1-0 kazanan Demirspor, Lig maçlarında 06-03-1983 tarihindeki 1-0'lık galibiyete kadar iki takım arasında oynan 15 maçta sahadan galibiyet almadan ayrılmış. Dile kolay 8 sene içinde oynan maçlardan Adanaspor 7 galibiyet alıp hiç yenilmemiş -kaynak maçkolik- Yani bundandır Adanaspor karşısındaki eziklikleri..